NUR 35. AYET
Allah yarattığı insana nasıl
hitap edileceğini bize çok güzel bir şekilde ayetlerle uygulamayla
göstermektedir. Allah insanın aklında kalabilmesi için birçok yerde kıssalar ve
semboller kullanmıştır. Bu yazımızda da sembollerle mesajını bildirdiği nur süresinin
35. Ayetini ele alacağız. Ayet mealen şöyledir: “Allah göklerin ve yerin
nurudur. Onun nuru şuna benzer: duvarda bir oyuk, içinde bir kandil, kandil de
billur bir fanus içinde; fanus ise inci gibi parlayan bir yıldız…. Kandilin
yakıtı doğuda da batıda da bulunmayan bereketli bir zeytin ağacının yağıdır. Bu
yağ neredeyse ateş değmeden bile ışık verecek kıvamdadır. O kadar ki nur üstüne
nurdur. Allah nuru tercih edenin o nura ulaşmasını takdir eder…(Mustafa Öztürk).
Ayette muhatabın günlük hayatta kullandığı
eşyalar sembolize edilerek çok büyük hakikatler ifade edilmiştir. Bunlardan
birincisi “mişkat” taka yani yakılan lambanın konulduğu oluk. Lamba yakılmadan
önce oluk tamamen karanlık ve hiçbir fayda vermez. İşte bu oluk “insanı” temsil
eder. İnsan birazdan sayacağımız değerleri taşımasa boş ve karanlık bir oluğa
benzer. Faydasından çok zararı vardır. İkinci sembol ise “misbah” lambanın bizzat kendisi. Bu da “fıtri dini” temsil eder. Lamba nasıl
ki, kendi başıyla kaim ve yakılabilmek için bütün donanımlara sahip sadece bu fıtri dinliği harekete geçirmek
gerekir. bütün lambalar da bu özellik olduğu gibi bütün insanlarda da bu fıtri
din bulunmaktadır. Üçüncü sembolümüz ise, “el-Misbah” yani bir lambanın olmazsa
olmaz parçası, lambanın içindeki “ateş, alev” . Bu da insanın mükellef
olabilmesinin, şeriatın muhatabı olabilmesinin temel şartı olan “aklı” temsil
etmektedir. Nasıl ki, alevsiz bir lamba işe yaramaz ise akılsız bir insanda şer’i
hükümlerden sorumlu tutulmaz. Diğeri ise, “zücace” yani lambanın alevinin sönmemesini sağlayan,
etrafa düzgün ve daha iyi yayılmasını sağlayan “şişe”dir. Şişe ise,
peygamberleri temsil eder. Peygamberler her tarafa çekilebilen, her şey
hakkında düşünebilen, doğru kullanılmadı mı hem kendisini hem de başkasını
yakabilen akıl ateşini daha kullanışlı ve zararsız hale getiren “peygamberleri”
temsil eder. Evet… peygamber hem aklı yok olmaktan hem de başkasını yok
etmekten koruyor. Sonuncusu ise, doğuda ve batıda bulunmayan çok değerli ve
parlak olan “zeytinyağı”dır. Açıkçası doğuda da batıda da bulunuyor buradaki
manayı tam anlamadım. Bu zeytin yağı “kuran’ı” sembolize etmektedir. Evet.. peygamberler
de beşerdir, canlıdır ve her canlı ölümü tadacaktır ayeti kerimesince onlarda
irtihal etmektedir. Bu islam nuru ise kuran sayesinde devamlılığı
sağlanmaktadır. Evet o akıl alevinin devamlığı zeytin yağının yani kuranın
devamlılığına bağlıdır. Allahım bizi kuranı hakkıyla anlayan ve amel eden
kullarından eyle!!(amin)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder