Düşünmek ve İnanmak
Düşünmek ile inanmak arasında büyük bir fark vardır. Arapçada الرأي ve العقيدة olarak tanımlanmaktadır. Peki nedir bu büyük fark:
Bir şey hakkında düşünmek düşünülen şeyi bilgi dağarcığına koymak demektir. Oysa bir şeye inanmak; onun kanında dolaştığını, oradan kemiklerine geçtiğini ve aklınla kalbinin bir parçası olduğunu hissetmen demektir.
Görüş sahibi bir kişi, görüşünü ifade ettiği zaman zihninde doğru olduğunu sansa da vakıada yanlış olabilir. Bugünün gerçekleri onu doğrulayabilir ama yarının gerçekleri tarafından da daima yanlışlanma ihtimali vardır.
Oysa bir şeye inanmak, bütün şüphelerden uzak olduğuna, bugüne ve yarına göre değişmeyi kabul etmediğine ve her zaman hak olduğuna inanmaktır.
Görüş delilleri bilen ve bu işlerle iştigal eden kişiler için geçerliyken, inanç her kesim için geçerlidir. Zenginle fakiri ayırt etmez.
Görüş sahibi kişi görüşünün doğru olmadığını görse, onun içinden bir parça gitmiş hissine kapılmaz ve menfaati nerede varsa görüşünü ona göre şekillendirir.
Oysa inanç; sahibine en zor durumda bile "Ahad ahad", "güneşi sağ elime ayı sol elime koysanız bile bu davamdan vazgeçmem" dedirtme kuvvetini verendir.
Görüş akılda kopan fırtınalar sonrasında akılda yeşeren bir ağaç iken, inanç ayetler ışığında dikkat çekilen noktaların müşahadesiyle kalpte yeşeren bir ağaçtır.
Görüşler inançları desteklemediği sürece, doğru olsa da, karanlıkları aydınlatsa da ve faydalı olsa da hiçbir değeri yoktur.
Görüş cansız bir bedendir, inanç ise, bu bedene üfürülen ruhtur. Görüş kapkaranlık bir mağaradır,inanç ise, onu aydınlatan ışınlardır.
Görüş sahibi kişi; zalime ve kuvvetliye boyun eğer. çünkü zalimin görüşünü de kendi görüşü gibi görür.
Oysa inanç sahibi kimse; ne zalime ne de kuvvetliye boyun eğer. Doğru olarak inandığı uğruna kellesini verir ama geri dönmez inancından.
Görüş uğruna savaşılmaz ama inanç uğruna kanının son damlasına kadar savaşılmış ve savaşılır.
Görüş delilleriyle beraber bir donukluğu ifade ettiği gibi hep sorun olup çıkar karşımıza.
Oysa inanç bir iç huzuru sağladığı gibi hayatta zorlayıcı değil, kolaylığı sağlayıcı bir rol oynamaktadır.
selam ve duayla.........