31 Temmuz 2012 Salı


Ürdün’de Ramazan….(2)
    Devam ediyoruz ürdünde ramazan hikayemize ….. dedik ya ürdün medeniyetin beşiğidir… ürdün islamın anadoluya açılan mübarek kapısıdır….. eeee şimdi gelelim bu mübarek kapımızda yaşanan ramazana ve teravihe… ben ve sevgili arkadaşım sami her akşam teravihi başka bir camide kılmaya niyetlendik ve niyetimizin mucibini yerine getiriyoruz…. İlk gün her vakit namaz kıldığımız hayyı harapşada bulunan ve yanında şazeli tarikatının zaviyesi bulunduğu için her vakit cemaatı bizim Türkiyedeki Cuma namazları gibi dolan nur mescidinde kıldık… tabi buralardaki teravih Türkiyedekinden baya farklı… ilk önce herkes bunun sünnet olduğunun farkında bizim gibi farz zannetmiyorJ ayrıca biz yarım saatte 23 rekat kılarken burada 11 rekat ama yaklaşık 45-50 dkda kılınıyor…. Şimdiye kadarki tecrübelerimize binaen diyorum galiba bi kötü okuyan imam bizim nur mescidi imamımız…. Tabi bu iyi okumama diğer imamlara kıyasendir onu da hatırlatırım… ayrıca burada ilk 4 rekat kılındıktan sonra imamın yanında bulunan bir kişi 7-8 dk civarı sohbet eder daha sonra namaz tamamlanır…… tabi buradaki imamların çoğu şafii ama anlaşılan o ki Hanefilerden etkilenmişler ve şaf-hanf olmuşlarJ…. Bazı camiler var ki örneğin ravda mescidi gibi bizim gibi 23 rekat kılıyorlar tabi ilk sekiz rekat her camide kılındığı gibi kılınıyor daha sonra çıkan çıkıyor geriye kalanlar ise loş bir ortamda ve uzun uzun namazlarını tamamlıyorlar…. Biz her akşam farklı bir camiye gittiğimizden dolayı her gece farklı tecrübelerle karşılaşıyoruz… sami aha bu camide uzun kıldırıyor bir daha buraya gelmeyelimJ diye başlıyor cami çıkışında konuşmasına……  tabi bizim türk arkadaşlardan ilk gün gelip ondan sonra yahu bu kadar da uzun kılınmaz ki deyip bir daha teravihe gelmeyen de olmuyor değil…… ayrıca burada abdulaziz bayındırdan etkilenen bir gurup insan var!! Onlarda sahuru erken bırakıyoruz ve iftarı geç açıyor efendim diyorlarJ olur bakın naslara diyorlarJ anlayacağınız bayındırlar her yerde  var!! ……devamı iftarla gelecek inşallah……
AMMAN’DAN SELAMLAR…………  
ÜRDÜN'de Ramazan....(1).
 Ürdün ortadoğunun en önemli ve en gelişmiş ülkelerinden biri.. Mısır'a İsrail'e sınırı olan bir ülke.... Krallık sistemiyle yönetilen ama aynı zamanda hem âyan hem de halk meclisi olan bir ülke.... ülke Romalılar döneminde çok kritik bir öneme sahipti ve bu önemini hala korumaktadır. Ürdün petrasıyla müderreci rumanisiyle meşhur bir ülke.... Ürdün müslümanlar için Şam denilen bölgenin kapısıydı ve kapı açılmadan içeriye girilemezdi...  Ürdün Mute ve yermük savaşına ev sahipliği yapan bir ülke... Ürdün yuşay'ı şuayb'ı caferi tayyarı bağrına basan bir ülke... Ürdün şerif hüseyinin üç çocuğundan biri olan kral Abdullah e-Evvel tarafından 1916 da kurulmuş olan bir ülke.. haklın yüzde 98 civarı müslüman geriye kalanları ise yahudi  ve hırıstiyan.... Halk daha ramazan gelmeden pencerelerine ramazan süsü dedikleri ufak renkli lambalarla doldurdular..... biz ilk önce nedenini bilemedik ve başladık tevile kimsi oğlu mezun oldu dedi(bu da ayrı bir konu başka zamana yazarım onu) kimisi güzel bir duygu yaşadı dedi kimisi de sadece süs dedi.. taki bizim mahalleli çocuklar(beraber top oynadığımız ve bizi çok seven her zaman karşı binadan bizi çağıran çocuklar) neden evinizi süslemediniz deyinceye kadar..... sorduk tabi neden süsleyelim diye... kendi aralarında biraz bizimle alay eder gibi güldükten sonra söylediler hikmetini.... meğer mübarek ramazan içinmiş..... çok hoşuma gitmişti çünkü bunlar çocukların zihinlerinde çok güzel yer edinmişti....ha birde çocukların ufak patlattıkları ses dinamitleri var...... onu hiç sormayın!!! ..... çocuklar her köşe başında çete olmuş onları satıyorlar... ondan sonra ver elini patlatmaya.... .  ikindiden sonra başlarlar patlatmaya taki sahura kadar devam eder.... sahura sağolsunlar davul yerine bizi patlayıcılarla uyandırıyorlar...... tabii günün yorğunluğundan olsa gerek sabah namazını bizimle beraber camide kıldıktan sonra bütün sesleri kesiliyor.....inş devamı gelecek 

SELAM OLSUN

selamun aleyküm arkadaşlar...
 İnsanoğlunun hayatında bazı özel anlar ve zamanlar vardır...ve bazı özel kişiler. Bu üç önemli nokta da kişiden kişiye değişen tek şey şahıslardır. bu bazen hocası bazen annesi  bazende arkadaşı olabiliyor... İnsan bazen derdini bazen sevincini paylaşmak istediği anlar olabiliyor ve bazen etrafına baktığında kendisini anlayabilecek doğru kişiyi bulamayabiliyor... bunun sebebini sormayın. çünkü sebebi bizler olabiliyoruz.... İşte insan bu tür durumlarda ancak yazarak kendini rahatlatabiliyor..bende hem yazarak hemde konuşarak paylaşmayı seven bir kişiyim.... insanları insan oldukları için severim... Bir dil bir insandır diyoruz... buna inandığım gibi bir insanı anlamak, hayal dünyasını keşfetmek bir değil bin insandır şiarınada inanırım....bende acizane bu sayfada bilgi birikimimiz çerçevesinde zihin dünyamızda yer edinen şeyleri siz değerli okuyucularla paylaşmak istiyorum....ben kendi zihin dünyamdaki bilgilerime duygularıma önem veririm ve insanların kendilerini sevmelerini ve kendilerine saygı göstermelerini severim.... ve kendi düşüncelerini sınırlamadan ifade etmelerinden yanayım.... inş bundan böyle kendim için burda yazmaya devam edeceğim.....

 Ürdünden-Amman'dan selamlar.....